Özgür ATAK ozguratak@gmail.com http://fotografneyianlatir.blogspot.com/
Bu yazı Birgün gazetesinde yayınlanmıştır.
ABD’nin Dışişleri bakanı Hillary Rodham Clinton göreve geldikten sonra yurt dışı gezilerine, geçmişte alışılagelmiş rotasından farklı olarak bilindiği gibi Doğu Asya ile başladı. Bizim için önemli olan, ikinci kısım ise Mısır, İsrail, Filistin (Batı Şeria), Belçika, İsviçre ve Türkiye’yi kapsayacak şekilde devam ediyor. 7 Mart’ta Ankara’ya gelecek olan Clinton’un bu gezisi için “ezber bozan” ifadesi kullanılıyor. Hatırlanacağı üzere daha önceki meslektaşları gezilerine Avrupa’nın lokomotif ülkelerinden başlarlardı. Fakat ne geçmişte ezbere dönüşen Avrupa ziyaretleri ne de şimdiki gezi rotası rast gele seçildi. ABD’nin giderek kontrolü kaybettiği ve adeta köşeye sıkıştığı Asya, bir çıkış yapmak için kesinlikle ertelenemeyecek bir başlangıç noktasıydı. Keza gezinin ikinci yarısı ise Obama’nın gerek kendi ülkesinden gerekse de ABD dışından büyük destek görmesine neden olan Bush yönetiminin yanlışlıklarını örtme iddiasına zemin oluşturması açısından önemli. Irak’tan çekilme hazırlıkları yapan Washington yönetiminin askerlerini ve silahlarını nereden ve hangi yollarla sevk edeceği sorunu, bölgeyi boş bırakmamak adına ihtiyaç duyacağı yeni üsler, Afganistan’da hazırlandığı yeni dönem ve son olarak Ortadoğu’da Türkiye’ye biçtiği görevler düşünüldüğünde 7 Mart’ın son derece önemli bir dönemeç olduğu görülüyor.
Peki ya Ortadoğu
Çok önem atfedilen Ortadoğu gezisinden, ise yakın gelecekte, bırakın siyasi olmasını, insani açıdan bile önemli/ etkili sonuçlar çıkacak gibi görünmüyor. Zira Ortadoğu temsilcisi Mitchell de, Bayan Clinton’da çözüm için yeni fikirlerle gelmediler.
İsrailliler Hillary’nin Filistin yönetimini reformlar konusunda ne kadar zorladığına bakacak. Filistinliler açısındansa Hillary’nin İsrail’in yerleşim planının gözden geçirilmesi gerektiğine yönelik söylemlerin önemi büyük. Öyle ki Washington Filistin Çalışmaları Enstitüsü’nden Nadia Hijab, Washington Post’ta yayınlanan bir haberde “Bir ABD yetkilisinin İsrail yerleşimlerinin uluslar arası hukuka aykırı olduğunu söylemesi sevindirici.” diyordu.
Yeni dönemde barış görüşmelerinin, İsrail’in sağ kanat ağırlıklı yeni meclisinin Hamas’a karşı takındığı tavır ve Fetih’e yüklediği görevler nedeniyle zorlu geçeceği açık. Kaldı ki bir çok uzman Hamas’a rağmen yapılacak barış çalışmalarının sonuca ulaşamayacağını düşünüyor.
Bush döneminde Ulusal Güvenlik Danışmanlığı’nda görevli olan, şimdinin Dış İlişkiler Konseyi sorumlusu Eliot Abrams, The Weekly Standart’taki makalelerinde önceki Dış İşleri Bakanı Condoleezaa Rice’ın çalışmalarındaki acı gerçeğe dikkat çekiyordu. “İsrail – Filistin barışına yaklaşmış değiliz. Yakın gelecekte Filstin Devleti’nin kurulması da söz konusu değil. Önemli olan bunların dışında kalıcı ve yapıcı bir Filistin programı üzerinde durulmalıdır.”
Carnegie Endowment for International Peace’ten Nathan J. Brown’un geçen hafta yayınladığı açık mektubunda İki Devletli Çözüm’de çıkmaz sokağa girildiğini ve bir B planının zamanının geldiğini belirtiyordu. Nathan’a göre bu plan dolaylı da olsa Hamas’la görüşme tabusunu yıkmayı hedeflemeli.
Maryland Üniversitesi Siyaset Bilimi Profesörü Shibley Telhami, Time dergisindeki mülakatında Hillary Clinton’un her ne yapacaksa çabuk yapması gerektiğini çünkü iki devletli çözümden her geçen gün uzaklaşıldığını söylüyordu. İsrail Batı Şeria ve Jarusalem’de yeni yollar ve binalar, yeni yerleşim alanları inşa ediyor. Telhami’ye göre İsrail Batı Şeria’nın tamamını kendisi kontrol altına alıp Gazze’yi de Ürdün yada Mısır’a havale etmek istiyor.
Herkesin Hamas’a yüklendiği dönemde bir açıklama da Arap Birliği Sekreteri Amr Musa’dan geldi: Amerika’nın Sesi’ne (Voice of America) verdiği mülakatta Hamas’ın ayrılıkçı tavrını terk etmedikçe tek bir Filistin Devleti’inin kurulmasının dahi barışın sağlanmasında yeterli olamayacağını dile getirdi.
Sonuç olarak gerek konuyla ilgili isimlerin yaptıkları yuvarlak, kesin ifadelerden uzak açıklamalar ve de ABD’nin bölgeye atadığı isimlerin çantalarının eski şeylerle dolu olması gösteriyor ki ne bozulan bir ezber var ne de ciddiye alınacak bir değişim. Olan sadece, kontrolü elde tutmak için rotanın değiştirilmesinden ibaret.
11 Mart 2009 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder