16 Şubat 2009 Pazartesi

HOŞ GELDİN FRANSA

Özgür ATAK ozguratak@gmail.com http://fotografneyianlatir.blogspot.com/

Bu yazı soL dergisinde yayınlanmıştır.

NATO’nun askeri kanadından 1966 yılında ayrılan Fransa, şimdi geri dönüyor. İttifak’ın Virginia ve Lizbon’daki iki komutanlığını üstlenmek isteyen Fransa’nın bu talebi NATO’nun 3-4 Nisan tarihlerindeki Strasbourg ve Kehl kentlerinde 60’ıncı kuruluş yıldönümü zirvesinde ele alınacak. Bu arada Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine karşı çıkan Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Ankara’nın NATO bünyesinde engel çıkarmaması için Washington’dan destek istiyor
. Bu toplantıda konuşulacak maddelerin başında NATO’ya girmesi tartışılan Rusya geliyor. Hatırlanacağı gibi Moskova Sovyetler Birliği’nden ayrılan 6 ülke ile bir araya gelerek NATO’ya alternatif askeri bir güç oluşturmak için özellikle ABD’nin füze kalkanı projesinden sonra çalışmalarını hızlandırmış durumda. Hem bu gelişme karşısında hem de uluslar arası alandaki askeri konumlanışlar açsından Almanya ve Fransa da NATO ve Avrupa Birliği’nin daha yakın çalışması için harekete geçtiler.
İki ülke lideri geçtiğimiz hafta Le Monde gazetesinde konuya ilişkin ortak bir makale yayınladılar. NATO’nun Avrupa Birliği ile daha yakın çalışması gerektiğine, bunun gelecekte iki taraf için de ne kadar önemli olduğuna vurgu yapıyorlardı bu makalede. Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin göreve geldiği günden bu yana ABD ile bir çok konuda iş birliği içinde olma hevesi NATO konusunda da kendini gösteriyordu. Sarkozy’nin savunduğu NATO’ya dönüş fikrinin önümüzdeki NATO zirvesinde artık bir devlet politikası olarak değerlendirileceğine kesin gözüyle bakılıyor.

Yine aynı gazetede çıkan habere göre; Fransa Amerika’dan, Virginia eyaletindeki Norfolk’ta bulunan ittifakın doktrin, organizasyon ve güç kullanımına ilişkin değişikliklerini tespit eden ACT (Allied Command Transformation) başta olmak üzere, diğeri ise Lizbon'da olan iki komutanlığın kendisine devredilmesini talep ediyor.
ACT birliklerinin komutası NATO’nun iki önemli stratejik biriminden birisi. Geleneksel olarak Amerikan komutanları tarafından yürütülen bir görev ve 200 kişilik bir ekipten oluşuyor. Ancak bu komutanlık operasyon sırasında aktif görev almıyor. Lizbon bölgesel komutanlığında ise Acil Müdahale Gücü'nün yanı sıra bir de uydu fotoğraflarını analiz merkezi bulunuyor. Yani Fransa’nın talip olduğu iki komutanlık da stratejik olarak önemi yüksek fakat operasyonel olarak aynı etkiye sahip olmayan komutanlıklar. Adı geçen birimler için mevcut durumda çok büyük bir askeri kadro ve bütçenin ayrılması söz konusu değil. Kaldı ki bir çok analiste göre bu iki birime her ne kadar Fransa talipse de Amerika da bırakmaya çoktan hazır. Önümüzdeki günlerde 28 üye ülke konuya ilişkin görüşlerini bildirecekler. Karar ise Nisan ayında yapılacak zirvede resmen açıklanacak.
Fransa’nın NATO politikası Türkiye hükümetini de yakından ilgilendiriyor. Çünkü Türkiye Avrupa Birliği ile yürüttüğü müzakerelere Sarkozy’nin engel olmaya kalkışması üzerine bu konu ilk gündeme geldiği günlerde elindeki NATO kozunu ileri sürmüş, Fransa’nın askeri kanada girmesine karşı çıkacağını açıkça belirtmişti. Cumhurbaşkanı Sarkozy, Türkiye’nin NATO kozuna karşılık, AB dönem başkanlığı süresince Türkiye konusunu gündeme getirmeden, müzakerelerin kendi seyri içinde devam etmesini sağlamıştı. Fransız yöneticiler bununla da yetinmeyip zirve öncesinde Amerika birleşik Devletleri yeni başkanı Barack Obama ve ekibinden Washington’un bu süreçte Ankara ile Paris arasında resmen arabuluculuk yapmasını ısrarla istedi. Geçtiğimiz hafta içinde Washington’a giden Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner, Amerikan meslektaşı Hillary Clinton ile Irak, Afganistan, Darfur, Kongo ve İran meselelerinin yanında NATO konusunu da konuşacak ve bu konuyla ilgili Türkiye’nin tutumu özel olarak ele alınacak. (Washington Post).

Fransa ABD’ye meydan okuyor

10 Mart 1966’da 14 NATO üyesi ülkeye hitaben yaptığı bir açıklamada General de Gaulle, Fransız hava kuvvetlerini NATO sistemine entegre etmeyi reddetmiş, Akdeniz’deki Fransız filosunu NATO kontrolünden çıkarmış ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Fransa’da nükleer silahlar ve bunları atma vasıtaları bulundurmasını yasaklamıştı. General de Gaulle 1958 yılında tekrar iktidara döndüğünden beri, İttifak’ın kendisini değil ama örgütün özelliklerini değiştirmeyi istiyordu. 1966 senesinde dönemin Fransa Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle, ABD Başkanı Lyndon Johnson'a gönderdiği mektupta Fransa'nın ulusal bağımsızlık ve özerk kararlar alabilme amacıyla NATO'nun askeri kanadından çekilmek istediğini bildiriyor. Temel amaç Fransa'nın NATO kısıtlarına takılmadan nükleer projelerini hayata geçirebilmek.
Fakat buna karşın iptal edilen bir çok uygulama ve anlaşmaya rağmen Fransa Washington Antlaşması konusunda herhangi bir sorgulamada bulunmadı ve Atlantik İttifakı’nın sürdürülmesini istediğini belirtti.

Washington Antlaşması 1949 yılında Sovyetler Birliği tehdidine karşı bir grup ülke tarafından imzalanmıştı. 1950-1954 yılları arasında Kuzey Atlantik Konseyi (KAK) kararı ile kurulan Örgüt’e barış zamanında bir Amerikalı generalin başkanlık etmesi kararlaştırılmıştı. Örgüt, entegre bir komuta yapısı oluşturmak, Avrupa’da konuşlanan kuvvetler için harekat planları hazırlamak, ve bu kuvvetlerin eğitimi ve entegrasyonunu koordine etmekle görevlendirilmişti.

General de Gaulle’ün bu açıklamasıyla Haziran ayı başlarında acilen, KAK; askeri karargahını Fransa dışına, tercihen Benelux devletlerinden birine taşımaya karar verdi. Sürenin çok kısa olmasına rağmen Belçika’lı inşaat şirketleri ihtiyaç duyulan bir çok tesisi inşa etti. Bütün personel ve gerekli donanım yine aynı kısa süre içinde yeni karargaha taşındı. Bu inşaat ve nakil operasyonu o dönem ilgili firmalara hayal bile edemeyecekleri miktarda paraları çok kısa bir süre içinde kazandırmıştı.

Altmış yıl aradan sonra geri dönme hazırlıkları yapan Fransa’nın bu planı pratikte, askeri kanatta resmen yer almamasıyla çok büyük bir fark içermiyor. Çünkü NATO’ya en çok katkı sunan beşinci ülke olan Fransa (dördüncü Türkiye) zaten 1990 yılından bu yana kısmen askeri kanada entegre olmaya başlamıştı. Üstelik NATO’ya en çok asker gönderen ülkeler arasında yer alıyor. Irak hariç ABD’nin bütün askeri projelerinde yer alıyor ve Afganistan’ı son derece önemsiyor. Yeni dönemde 800 askerini daha Afganistan’a gönderecek. Askeri kanada dönüş kararıyla Fransa yazıda belirtilen birimlerde olmak üzere şimdilik 900 askerini daha NATO çatısı altında görevlendirmiş olacak. Başta da belirtildiği gibi Fransa ve Almanya Avrupa Birliği ile NATO'yu daha da yakınlaştırmak için çeşitli projeler geliştirmek ve bu ortak projelerini hayata geçirmek için çaba harcayacaklar. Bu girişimle elde etmeyi düşündükleri en büyük amaçları ise ulusal savunma harcamalarını biraz daha kısabilmek için etkin bir NATO güvenlik şemsiyesini kullanmaktan başka bir şey değil. Şimdilik ABD’nin başını çektiği kanatla Fransa karşılıklı olarak birbirlerinden faydalanma aşamasındalar. Kimin daha çok fayda sağlayacağını zaman ve o zaman içerisinde yürütülen siyasi faaliyetler belirleyecek.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder